MESUT AYDIN
mesutaydin2010@hotmail.com
“BARIŞ” BİR KERE DAHA YENDİ “SAVAŞI”
13/04/2011

"BARIŞ" BİR KERE DAHA YENDİ "SAVAŞI"


Biz, çağların ötesine taşınan bir neslin çocuğuyuz. Tertemiz tarihimiz bize öyle mucizeler yaşatmış ki şimdi bunları yaşayınca şaşırmıyoruz.
Bir kişi ne ki deyip geçmeyiz biz. Çünkü dünyada defalarca bir insanın neler yapacağını gösterdi Rabbim bize. Nemrutun tahtını yerle bir eden İbrahim(a.s) bir'di. Firavunun saltanatını yıkan Musa(a.s) bir'di. Mısırı fetheden Yusuf (a.s) bir'di. Yirmi üç yılda dünyayı değiştiren Muhammed (a.s) bir'di.
Dünyada bugün muhteşem bir zafer kazanıldı. Hem de ekmekle, peynirle, makarnayla, çimentoyla çocuk oyuncaklarıyla ve tekerlekli sandalyelerle. Bunlarla zafer kazanılır mı demeyin. Bizim Yusuf'umuz hayâsıyla kazanmıştı; Muhammed'imiz eminliğiyle kazanmıştı zaferi.
Biz binlerce bomba yağdırsaydık İsrail'in üzerine onu bu kadar yaralayamazdık. Senelerce konferans verseydik onun cani ve katil yüzünü bu kadar anlatamazdık. Bütün diplomatlarımızı bu işe adasaydık İsrail'i bu kadar yalnızlığa mahkûm edemezdik. İnsanlığın tümüne iyilik etseydik vicdanları bu kadar harekete geçiremezdik. Ve en önemlisi de binlerce kardeşlik nutukları atsaydık mümin gönülleri bu kadar birleştiremezdik.
Gördük elhamdülillah barışın bir defa daha savaşa galip geldiğini. Adaletin zulme, merhametin zorbalığa, şefkatin kabalığa, hakkın batıla, nurun karanlığa, sevginin nefrete, infakın cimriliğe, insafın donukluğa, feryadın suskunluğa, gözyaşının kana, kardeşliğin tefrikaya, gayretin bombalara ve fiili duanın teknolojiye nasıl galip geldiğini bir defa daha gördük elhamdülillah
Bu hadise bize hudeybiyeyi hatırlattı. Rasulullah ve ashabı da aynen Filistin halkı gibi zorla yurtlarından çıkarılmışlardı. Aradan yıllar geçti, birçok savaş oldu. Bir gün Müslümanlar umre yapmak için Mekke ye gitmek istediler. Yanlarında savaş aletleri yoktu. Bir tek yolculukta alınan kılıçları vardı. Birde kurbanlık olduğu belli işaretlerle tespit edilen develeri vardı. Yıllardır Mekke hasretiyle yanan Müslümanların heyecanları doruğa çıkmıştı.
Filistin için yola çıkan yardım gemilerinin de bundan başka hiç bir niyetleri yoktu. Onlarda maksatlarının yardım olduğunu bütün alametleriyle ortaya koymuş bütün dünyaya da bunu ilan etmişlerdi.
O gün müşrikler ne yapacağını şaşırmıştı. Eğer Müslümanlara engel olsalar, bütün Arabistan yarım adasında, beytullahtan insanları alıkoymak gibi bir cürüm işlemekten korkuyorlardı. Şayet musade etseler, bu seferde dostlarını incitecek ve korkaklıkla suçlanacaklardı.
Dikkat ederseniz aynı olay vuku buluyor. Yıllardır özgür Kudüs hasretiyle yanan Müslümanlar yola çıkıyor. Zalim ve vahşi canavar ne yapacağını şaşırıyor. Gemilere engel olsa bütün dünyanın gözünde kınanacak ve lanetlenecek. Elhamdülillah odluda. Ama engel olmadan serbest bıraksa bu kez de kendi dostları tarafından rezil edilecek. İsrail ikincisini göze almak yerine birincisini tercih etti. Ve hamdolsun ki birçok dostunu dahi kaybetti.
Mekke müşrikleri de aynısını yapıp Müslümanları Mekke'ye sokmadılar. Allah'ın hikmetine bakın ki, birkaç ay sonra hayber fethedilir. Bir yıl sonra Müslümanlar umre için mekkeye gider. Bundan birkaç ay sonrada Mekke fethedilir. Rabbimiz savaşlarda indirmediği bir sureyi hudeybiye de indirir ve bunun apaçık zafer olduğunu vurgular. " muhakkak biz sana apaçık bir fetih verdik"(Fetih suresi/1). Gerçekten o güne kadar Müslümanların sayısı binlerle hesap edilirken. Hudeybiye den sonra on binler ve hatta yüz binlerle ifade edilmiştir. Mekke'nin fethinden sonra efendimiz 120 bin insana hitabetmiştir.
İnşallah bu dönüşün sonu da bir fetih olur. Yakında hayberin, Kudüs'ün fethini de gösterir bize Rabbim.
Kana doymadı samiri, Müslümanların kanı yetmedi. Artık insan gördüğünde vahşi bir canavar gibi herkese saldırıyor.
Elhamdülillah biz anaların yavruların, yaşlıların, yetimlerin ve tüm vicdan sahibi insanların gözyaşından nehirler oluşturduk. Bu su Hz. Nuh'un gemisi gibi bizi yükseltiyor. Bizim kurtuluş gemimizi zirvelere taşıyor. Ya sen ey asrın firavunu sen kandan denizler kuruyorsun. Bilmezmisin ey firavun kanın kaldırma kuvveti yoktur. Kanın yerçekimi kuvveti de çoktur. Asırlardır sahiplerini hep yere batırmıştır. Ne kadar derin olursa o kadar erken boğulacaksın inşallah. Eğer kanın kaldırma kuvveti olsaydı senden önceki firavunlar kızıl denizlerde boğulur muydu ey samiri.
Seni tanıdıkça niçin Musa'nın, İsa'nın ve Davud'un (a.s)diliyle lanetlendiğini daha iyi anlıyoruz ey samiri, bir lanette bizden, Muhammet ümmetinden sana.
Ben inanıyorum ki şu anda milyonlarca insan o gemide bulunamadığı için üzülüyor. Ama ne hazin ki, bunca zulümden sonra hala flitsini suçlayanlar var. Onlara sormak lazım. Siz'de o gemiye binen Yahudiler Hıristiyanlar ve ateistler kadarda mı vicdan kalmadı. Dikkat edin olar gemiye binmişken siz Kenan olup geminin dışında kalmayasınız.
Biz bedelsiz bir cennete iman etmemiştik ki bedel ödemekten kaçalım ya da bu bedeli ödeyenlerin arkasından ağıt yakalım. Biz Rabbimizle bir alışveriş yaptık. Kuranın tövbe suresini açın, 111. ayette Allah orada kendisiyle müminler arasındaki bir alış verişten bahseder."Müminler o kimselerdir ki canları ve malları karşılığında cenneti satın almışlardır." der. Onun için biz şehitlerimize üzülmeyiz. Çünkü inşallah onların Canları cennete gider. Onların kanları ise kızıl deniz olmak için firavuna kalır. Niçin üzülelim. Üzülüyoruz, ama onlarla beraber olmadığımıza üzülüyoruz.
Kardeşler: İsrail ve onun yandaşları varken Allah aşkına başka düşman aramayın. Ayrı gayrılığı bırakın. Namaza özellikle sabah namazına cemaate devam edin. Çünkü bu onların en çok korktuğu şeydir. İsrail mallarını süresiz boykot edin. Ve çok dua edin. Yarabbi ayaklarımıza ve kalplerimize sebat ver. Yarabbi hayberin kapılarını açtığın gibi bize de İsrail'in kapılarını aç. Yarabbi: Mekke'nin kapılarını açtığın gibi bize Kudüs'ün kapılarını da aç ve zalimlere verdiğin mühletin bitişini bize göster yarabbi. Şehitlerin şahadetini kabul et ve vicdan sahibi insanlara hidayet ver Allah'ım. ÂMİN.
"Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra zafer kazananlar (veya öçlerini alanlar) başka. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılâba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir". (26/227) Selam ve dua ile.
MESUT AYDIN
ERCİŞ

.



3643 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Allah Zaferini kazananlardan eylesin     03/05/2011 00:12

Hocam Sizlere ve Bütün arkadaşlarınıza selamlarımı iletin. Yakınınızda olsam,sizden VAKİA SÜRESİ' nin tefsirini rica eder ve doya doya dinlemek isterdim. Allaha emanet olun..
YAKUP SIRRI ERDOĞAN

Yazarın diğer yazıları

KORONA İLE TATLI BİR SOHBET - 23/11/2020
MESUT AYDIN
MEDYADA İYİLİKLERİ ARTIRIN KÖTÜLÜKLERİ BİTİRİN - 18/10/2020
MESUT AYDIN
EMRİNİ AL EMRİNE ALLAHIM - 13/09/2020
EMRİNİ AL EMRİNE ALLAHIM
EMRİNİ AL EMRİNE ALLAHIM - 13/09/2020
EMRİNİ AL EMRİNE ALLAHIM
AVRUPA İZLENİMLERİM - 27/07/2020
İnsan bir şeyi ne zaman değerli görür? Diye bir soruya, zannediyorum şu üç hal gerçekleştikten sonra diye cevap verilir. a) Ya o değer kendisinde hiç olmamıştır. b) Ya varmışta tümüyle kaybetmiştir. c) Ya da var olan değerinin farkında değildir.
KORANA NE GETİRDİ NE GÖTÜRDÜ? - 23/03/2020
Ne gariptir ki dünyada her gün yüzbinlerce insan ölürken, ölümü hiç hatırlamayan insanlık, daha birkaç bin insan ölmeden ölüm korkusuyla bir kâbusu yaşamaktadır.
BİR ŞERDE BİN HAYIR - 29/07/2016
“Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz (Bakara 216)"
DARBEYE DARBE (ÖZEL HUTBE) - 22/07/2016
MUHTEREM KARDEŞLERİM! Son bir haftadır çok ciddi badireler atlattık. Takdir edersiniz ki bulunduğum makam ideolojilerin tartışıldığı, ve herhangi bir siyasi kuruluşun aracı olamayacak kadar yücedir.
YİNE BEN AĞLADIM ANNE - 03/02/2014
İlk önce ne zaman ağladığımı hatırlamıyorum. Çünkü doğduğum gün ağlamıştım anne. Hatırladığım tek şey ağlamamın hiçbir zaman bitmediğidir.
 Devamı
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret147111
NAMAZ VAKİTLERİ