ŞEYTANDAN KORUNMA

ŞEYTANIN OKLARI VE KORUNMA YOLLARI

Gücümüz nispetinde Besmeleyi tanıttık. Şimdi de şeytan’ın Âdemoğullarına yönelttiği oklarını, Kur’an-ı Kerim ve Hadislerdeki korunma yöntemlerini ele alalım inşaallah. Azim ve gayret bizden, muvaffakiyet Allah’tandır.

Şeytan ile Âdem (a.s) ve onun şahsında insanın mücadelesini anlatmadan önce, Âdem’i ve şeytanı kısaca tanımak gerekiyor.

Âdem, lügatte yokluk, hiçlik ve fena anlamlarına gelir. İnsanlığın atası olan Âdem ise, Ruh ve bedenden meydana gelen Allah'ın yeryüzündeki halifesidir. Âdem, beşerdir ancak yaratılmışlar arasında en üstün olanıdır. Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerde insan kelimesi “ins, nas” ve “İbn-i Âdem” gibi ifadelerle kullanılmıştır. İnsan, çamurdan yaratılan, kendisine ruh üflenen, iyilik ve kötülük yapma kabiliyetleri ile donanan, şeytan ve nefisle imtihana tabi tutulan ve öldükten sonra Cennetin yahut Cehennemin içinde ebedi olarak kalacak bir varlıktır.

Şeytan ise, ateşten yaratılan, Âdemle imtihan olunan, kötü ruhun, kötülüğe teşvik edenin, kötülüğün temsilcisinin, karanlık ve dalâletin önderinin, Allah'ın ve O'nu seven, O'na kullukta bulunan herkesin büyük düşmanının müşahhaslaştırılmış şekli veya kötülüğün sembolü olmuş varlıktır. Diğer bir adıyla İblis'tir. Şeytanın Kuran’da anlatılan birçok ismi vardır. Meselâ; el-Adüvv, Aduvullah, Azazil ve İblis bunlardandır. İblis adı özel olarak şu anlamları ifade eder: Hayırsız olan, hüsrana uğrayan, şaşkınlığa düşen, Allah'ın rahmetinden ümidini kesen. (Şamil.İ.A.) 

Şeytan cinlerdendi cinler de insan gibi sorumlu tutulan, mü’min ve kâfir olma kabiliyeti taşıyan, akıbet itibariyle Cennette ve cehennemde ebedi kalacak varlıklardır.

Birbirleriyle denenen iki varlığın, dünya sahnesine çıkmasında onlarca hikmet vardır. Şeytan insandan önce yaratılmış ve meleklerle beraber Cennette yaşamaktaydı. Henüz iradesini ortaya çıkaracak hiçbir şeyle karşılaşmamıştı. Oysaki içinde bütün insanlığı kıyamete kadar kasıp kavuracak bir küfür volkanı taşımaktaydı.

Şeytanın insanlardan olan dostları da böyledir. Önce çok masum bir kişilik sergilerler. Ne zaman ki kibrini ortaya dökecek bir söz yâ da fiille karşılaşırlarsa, koyun postu giymiş kurt gibi saldırıya geçtiklerini görürsünüz.

Âdem’e (a.s) gelince, O’nun şeytandan ne kadar sonra yaratıldığını bilmek imkânsızdır. Ancak şu kadarı var ki; Âdem (a.s) yaratıldığında şeytanın hiç nesli yoktu. Âdem (a.s) yaratılmadan önce irade sahibi bir varlığın olup olmadığı ise, bizleri hiç te ilgilendiren bir mesele değildir. Çünkü bizim Kur’an’a veya kıssalara bakış açımız, sadece bir tarihçi gözüyle değildir. Asıl maksadımız kıssaların bize taşıdığı mesajdır. Bu mesajın yaradığı şey de, kıyamete kadar insanlık gemisini, batırmadan öbür âleme taşımaktır. İşte bunun için biz, şeytanın cephesinden atılan oklardan, Âdem’in cephesinde nasıl bir kalkanla karlıştığının üzerinde duracağız. Ve sayısını bilemediğimiz milyonlarca ins ve cin şeytanıyla, nasıl mücadele edeceğimizi, mağlup olduğumuzda ne yapacağımızı Âdem'den (a.s) öğreneceğiz.


Yorumlar - Yorum Yaz


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° 17° 12°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret97653
İLK GÜNAH VE İLK TÖVBE

NAMAZ VAKİTLERİ
ARAMA
Google
IP ADRESİNİZ

ip adresim