Ön söz

ÖNSÖZ

Her gecenin ardından gündüzü bahşeden Rabbimiz, ilk insanın ilk günahına ilk tövbeyi vererek onu varlık âleminde emsalsiz ve erişilmez kılmıştır.

Bizler insanlık serüveninin birer halkası olarak; günahların, tövbelerin ve erişilmez bir emsalsizliğin devamıyla yaşıyoruz.

Nitekim insanlığın hüsranda, karanlık ve günahta olduğunu bildiren Allah (c.c.); imanı, salih ameli, doğruluğu ve aynı halkayı paylaşanlarla birbirine destek olmayı; karanlığı silen bir aydınlık olarak bildirmiştir.

Her günaha hatta günahsızlığa bile tövbe kapısını açan yaratıcımız, günah kapısından ayrılanları tövbe kapısında beklemektedir.

Umarız bu kitap tüm içeriğiyle kulluğumuzu bir kez daha hatırlatacak iman edenleri bir kere daha imana, imandan uzak kalanları da hidayete davet edecek; düşünce varlığını düşünceye, bilgi varlığını bilgiye, sevgi varlığını sevgiye, duygu varlığını da harekete geçirecektir.

“Kimin himmeti milleti ise o kimse tek başına bir millettir” düşüncesini ayakta tutan bir anlayışla hazırlanan bu kitap her okuyucuyu bir millet kılma arzusundadır.

Günümüz teknolojisi ile birkaç günde bir kitap hazırlanabilirken ne güzel ki bu kitap, tam yirmi yılın birikimiyle elinize ulaşmış bulunmaktadır.

Hayatın içinden hayata seslenen bir hikâyemiz vardır.

Bir gün âlimlerden birine şeker müptelası olan bir çocuğu getirip: 

“Ey Alim! Bizim derdimize bir çare bul! bu çocuk çok şeker yiyor hasta olmasından korkuyoruz” derler.

Alim: “Bu çocuğu şimdi götürün, kırk gün sonra getirin” buyurur.

Kırk gün sonra getirilen çocuğu karşısına alıp saçlarını okşayarak:

“Güzel evladım bundan sonra şeker yeme olur mu?” der.

Tüm tedavinin bu iki kelimeyle bittiğini gören aile:

“Ey Alim! Madem bu iki kelimeyi çocuğa söyleyecektin bizi neden kırk gün beklettin, bunu o zaman söyleseydin ya!” derler.

 Alimi alim eden cevap şu olur. “Efendiler! Ben kırk gün öncesine kadar şeker yiyen biriydim, kendim şeker yediğim halde bu çocuğa ne deseydim fayda vermezdi, ama tam kırk gündür ben de şeker yemiyorum.”

İşte bize bu kitabı kazandıran kardeşimiz de kendisi şeker yediği zaman kimseye “şeker yemeyin” demeyen biridir. Buna kitabı okurken şahit olacağınıza inanıyorum.

Kur’an ve Sünnetten süzülen mesajları anlatan bu kitabı okudukça; daha anlayacağımız ve anlatacağımız çok şeylerin olduğunu anlayacak ve okudukça haz duyacağınıza inanıyorum. Çünkü Kur’an’dan ve peygamberden terbiye alan bir kitap ilahi haz vermez de ne verir?

Bu çalışmanın en kalbi duygularımla hayırlara vesile olması, yazarına ve okuyucularına sadaka-i cariye sağlaması temennisi ile kâinatın mimarından dilerim ki; İLK GÜNAH VE İLK TÖVBEYİ anlayanlara, yüce Rabbimiz SON GÜNAHLARINDA SON TÖVBEYİ nasip etsin. Amin

 

Hasan ORTAKAYA

Erciş Merkez Sanayi Camii İmam-Hatibi

Evrensel Hutbeler Yazarı


Yorumlar - Yorum Yaz


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° 17° 12°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret97653
İLK GÜNAH VE İLK TÖVBE

NAMAZ VAKİTLERİ
ARAMA
Google
IP ADRESİNİZ

ip adresim