MİDEDEN VURMAK

Şeytanın On Beşinci Oku İnsanı Midesinden Vurmaktır

            Âdem (a.s)a ölümsüzlük duygusuyla yaklaşan iblis, Âdem’e emanet edilen boş kaplardan biri olan, midesini tespit ediyordu. Bu tespitten sonra bütün gayretiyle, o mideye haram bir lokma indirme çabasına girdi. Çünkü mideye haram lokmayı sokarsa, diğer oklarını daha kolay hedefe isabet ettirecekti. Zaten bundan başka bir kapıda bırakılmamıştı şeytana. Âdem (a.s)’a haram edilen tek şey bu ağaçtı. Şayet iblis bunu başarırsa, sanki Âdem(a.s)’a bütün günahları işletmiş gibi olacaktı. Ve bir daha; bir daha geldi. Ey Âdem diyordu, "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti.".Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti”.(Araf suresi/20–21.ayetler).Bu çağrılara Âdem(a.s)ve Havva anamızdan olumlu bir tavır gelince de şeytan taşı tam gediğine oturttu. Sanki şeytan, haram ağaçtan yedirince onların başına gelecek şeyi biliyordu. Çünkü Rabbimiz Araf suresinin yirminci ayetinin başında şöyle buyuruyor. “Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı:” onlar ağaçtan yiyince de olanlar oluyordu. “Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı (önceki mevkilerinden indirdi). Ağacı(n meyvesini) tadınca, çirkin yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarını üst üste yamayıp üzerlerini örtmeğe başladılar. Rableri onlara seslendi: "Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi ve şeytan size apaçık düşmandır, demedim mi?"(Araf suresi /22. ayet).Bu ayetten o kadar çok şey öğreniyoruz ki; bunları kısaca sıralayalım. Şeytanın aldatmadan başka hiçbir şey yapmadığını, şeytana uymanın insanı aşağıların aşağısına düşürdüğünü, haram lokmanın hayâ ve edep ile ilişkisini, İnsanın elbiseli yaratıldığını, utanma duygusunun insanın yaratılışında fıtri bir duygu olduğunu ve şeytanın insan için apaçık bir düşman olduğunu öğreniyoruz.

         Bu ayette üzerinde duracağımız konu haram lokmanın mideye indikten sonra meydana getirdiği infiallerdir. Ayet-i celile haram lokma ile hayâ ve edep duygusu arasında çok ilginç bir bağlantı kurmuştur. Beden haram lokmadan nasiplenince, insanın hayâ damarlarını yok ediyor. Rabbimiz bunu, Âdem (a.s) ve Havva anamızın şahsında bizzat elbiselerinden soyutlayarak göstermiştir. Bu acı hakikatin bize yansıması ise, haram lokmayla beslenenin, hayâ, edep ve namus duygularının tükenerek elbiselerini kendi elleriyle çıkarmasıdır. Ne dersiniz? Çevremizde bu kadar hayânın ve edep duygularının katledilmesine şahit olmamız, helal lokma kalmadığına ve bedenlerimizde ki et parçalarının haramdan oluştuğuna delalet etmezmi? Öyleyse namus anlayışının kendisinde tükendiğini fark eden birisinin, midesine indirdiklerine bakması lazım. Eğer bu duygular haramlarla yok edilmemişse, o zaman insan hiçbir şey bulmasa bile, ağaç yapraklarıyla bile olsa kendini mutlaka örtecektir. Anam Hz.Aişe örtü ayetinin inişini anlatırken şöyle buyurur. “Allah ensar kadınlarına rahmet etsin; tesettür ayeti inince onlar evlerinde buldukları paçavralarla baştan aşağıya örtünü verdiler”.

         Haram lokmanın bir diğer etkisi, duaların kabulüne engel olmasıdır. Peygamber (a.s) “Kişi ellerini kaldırır ve Ya Rabbi! Ya Rabbi! Der. Hâlbuki yediği haram, konuştuğu yalan, Allah bu duaya nasıl icabet eder.” Bir başka rivayette ise “Haramdan beslenen bir et parçası cennete giremez.”buyururlar.(Kütübüs-sitte cilt/14. s:491)

         İblis bu okunu da âdemoğullarına karşı acımasızca kullanmış; dualarımızın kabulüne engel olmuş, hayâ örtülerimizi üzerimizden almış ve cehenneme odun olacak bedenleri hep haramlarla beslemiştir. Bundan korunmanın çaresi, midemize inen her lokmaya dikkat edip, bu konuda sahabenin ve ülamanın hassasiyetine kulak vermemizdir. İmam gazali kimyasında birçok olay nakleder. Bunlardan biride, bir gün Ebu Bekir (r.a)’ın hizmetçisi bir bardak süt getirir. Ebu Bekir (r.a) bu sütü içince, hizmetçi bu sütü, falcılıktan kazandığı parayla aldığını söyler. Bunun üzerine Ebu Bekir-i Sıddık parmağını ağzına sokar ve bütün içtiklerini kusar. Hizmetçi diyor ki, zannettim ki bütün iç azaları dışarı çıkacak. Helal haram demeden lokmalarla değil tonlarla insanların hakkını yiyenlere ithaf olunur. Beklide haram lokmanın duaların kabulüne engel teşkil etiğini bildiği için, Adem (a.s) senelerce gözyaşı döküp ağlamıştır. Burada şu hakikati unutmamız gerekmektedir. İnsan cennette de olsa günah işlemeye meyyaldir. Her şey var ama insan bir ağaca kafayı takar. Demek ki bütün dünya bir insanın olsa filan dağda bir ağaç onun olmasa ona gözünü dikecektir. Bu imtihanın gereğidir madem sınavdayız. Bu bir tek ağaçla da olsa devam edecektir. Nefislerin doyumsuzluğu bundandır.

 


Yorumlar - Yorum Yaz


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° 17° 12°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret97653
İLK GÜNAH VE İLK TÖVBE

NAMAZ VAKİTLERİ
ARAMA
Google
IP ADRESİNİZ

ip adresim