YOLDA OTURMAK

ŞEYTANIN SEKİZİNCİ OKU

 

DOĞRU YOLDA OTURMAK

 

 

Şeytan, Cennet’ten kovulduktan sonra verilen mühleti, Sıratal Müstakimde (dosdoğru yol) geçireceğini söylüyor. Bunu Rabbimiz şöyle haber verir: “Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım.” (Araf Suresi 16. Ayet)

Sahi ne işi var şeytanın Sıratal Müstakimde? Şeytanın doğru yolda oturmasını sakın “hayırlı bir iş” zannetmeyin. Şeytan, doğru yolun yolcularını saptırmak için o yolu tercih etmiştir. Yoksa hidayeti istediğinden dolayı değil. Burada biraz sıratal müstakimin mahiyetinden bahsedelim. Çünkü yol tanınmayınca İblis’in yolun neresinde ve nasıl karşımıza çıkacağını bilemeyiz.

Peygamberimiz (a.s) çölün üzerine iki çizgi çizerek: “Şu benim doğru yolumdur. Ben sizi bu yolun başında bırakıyorum. Kim sonuna kadar sapmadan gelirse onunla Cennette buluşuruz. Bu yolun kenarlarında kapılar vardır. Bu kapıların önünde şeytanlar oturur ve sizi bu yoldan saptırmak için uğraşır.” Buyurmaktadır. (Kütübüs-Sitte)

Said-i Nursi Hazretleri de Sırat-ı Müstakime muhteşem bir tarif getirerek buyuruyor ki: “Niçin Allah (c.c) tarik-i mustakim değil de Sırat-ı Mustakim demiştir? Ve cevaplıyor. Tarik yoldur. Sırat ise köprüdür. Eğer Tarik-i Mustakim olsaydı yol olduğu için, yoldan çıksan da kenarlarında yürüme imkânın vardır. Ama sırat köprüdür. Köprüden çıktığın an uçuruma düşersin. İşte bunun için bu yoldan bir adım bile ayrılmak insanı uçuruma götürür.”

Herhalde şeytanın yolun tam kenarında durmasının sebebi budur. Çünkü ayağı biraz kaydırdı mı hedefine ulaşmaktadır.

Şeytanı Allah’ın haram kıldığı mekânlarda ya da işlerde aramamız beyhudedir. Çünkü şeytan Allah’ın razı olduğu yollarda pusudadır. Mesela, namaz kılacağınızda, Kuran okuyacağınızda, muhtaç birine bir yardım yapacağınızda ve bütün hayırlı işlerinizde, bilin ki şeytan yanı başınızdadır. Ya size bu amelleri yaptırmayacak, ya da Allah’ın rızasından saptırarak bu amelleri yaptırmak için çaba harcayacaktır. Ama bunun zıddı olarak kumarhaneler, meyhaneler… gibi yerler, şeytanın fethettiği yerlerdir. Oralara küçük askerlerini nöbetçi diker. Hani bir hadise anlatılır. İblis adamın birine zincir vurmuş götürüyor. Bir adam da ısrarla şeytana yalvarıyor. Ne olur bana da zincir vur diye. Çok ısrar edince şeytan adama dönüp diyor ki: “Kardeşim sen zaten arkamdan koşarak geliyorsun. Ne diye sana zincir vurayım ki?”

Onun için şeytanın bu okundan doğru yolda olduğumuz zaman daha çok sakınmalıyız. Çünkü İblis o yolda zincirini atar. Günde kırk defa Fatiha Suresinde, sırat-ı Müstakimde sebatı (Allah’ın yolunda sabit kalmayı) istememizin bir hikmeti de budur.

İblis’in Sırat-ı Mustakimde bulunması bize çok önemli bir ipucu daha veriyor. O da Sırat-ı Mustakimde bulunan herkesin Müslüman olmadığı gerçeğidir. Bazı insanlar camiye geldiği halde, namaz kılıp sadaka verdiği halde içlerindeki art niyetten dolayı sadece o mekânlarda şeytanın görevini yapmak için bulunurlar. Nitekim Rasulullah (a.s) döneminde münafıklar, Rasulullah’la beraber gece namazı kılıyor ve cihada bile katılıyorlardı. Ama niyetleri İslam’a düşmanlık etmekti. Onun için hiçbir amellerinin Allah (c.c) katında kıymeti yoktu. Bunun tam zıddı da böyledir. Müslüman bir kimse kötü mekânlarda bulunabilir. Ama niyeti o mekândan bir insan kurtarmaksa, onun da niyetine göre ücreti olacaktır.

Şeytanın bu okundan korunmak için, kıldan ince kılıçtan keskin sırat köprüsünden geçer gibi dikkatli olmak ve dikenli bir yolda yürüyormuş gibi yürümek lazımdır. Yolda yürürken bu yolun kurallarını asla ihmal etmemek lazım ki, hedefe doğru varalım.

De ki: (Gelin) Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin de onların da rızkını biz veriyoruz. Kötülüklerin açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Haksız yere Allah'ın haram kıldığı cana kıymayın. Düşünesiniz diye Allah size bunları emretti. Yetimin malına yaklaşmayın, yalnız ergenlik çağına erişinceye kadar (malına) en güzel biçimde (yaklaşabilir ve uygun şekilde harcayabilirsiniz) Ölçü ve tartıyı tam adaletle yapın. Biz kimseye gücünün yettiğinden fazlasını teklif etmeyiz. Söylediğiniz zaman da, yakınınız da olsa âdil olun ve Allah'a verdiğiniz sözü tutun. Öğüt alıp düşünesiniz diye Allah bunları size emretmiştir. İŞTE BENİM DOĞRU YOLUM BUDUR; ona uyun. Sizi O'nun yolundan ayıracak başka yollara uymayın. (Azabından) korunmanız için Allah size böyle tavsiye etmiştir.” (Enam Suresi 151–153. Ayetler)


Yorumlar - Yorum Yaz


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° 17° 12°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret97653
İLK GÜNAH VE İLK TÖVBE

NAMAZ VAKİTLERİ
ARAMA
Google
IP ADRESİNİZ

ip adresim